Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati gündeme ilişkin soruları yanıtladı: (2)

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bayram ikramiyelerine yönelik yaptığı açıklamaya ilişkin, “Ben 8 bin 500 lirayı vereceğim demek doğru değil, hiçbir gerçekliği yoktur.” dedi.

Bakan Nebati, Haber Global televizyonunda katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Depremin ekonomiye etkisine yönelik bir soru üzerine Nebati, geçen yıl mayıs ayı ile birlikte EYT ve enflasyonu da düşünerek çok güçlü tedbirler aldıklarını ifade etti.

Nebati, bu önlemlerle birlikte yeni yıla çok güçlü bir “kasa” ile girdiklerini vurgulayarak, “Deprem sabahı görevlendirildiğim yer olan Şanlıurfa’ya geçerken hazırlığımız yaptık ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan öğlen saatlerinde AFAD’a ödenmesi gereken 100 milyar lirayı ifade ettiler. Biz hemen kaynak oluşturarak bu miktarı tahsis ettik ve şu ana kadar da 40 milyar lirasını ödemiş durumdayız. Bizim bu konuda herhangi bir sıkıntımız yok.” diye konuştu.

Sürekli güncellenmekle beraber depremden kaynaklı 104 milyar dolarlık bir servet kaybının olduğunu ifade eden Nebati, bu yıkımın psikolojik ve manevi yarasının da çok büyük olduğunun altını çizdi.

Afet olayına hiçbir zaman maddi açıdan bakmadıklarını vurgulayan Nebati, şunları kaydetti:

“Bu olaya insani olarak bakıyoruz. Bölgedeki arkadaşlarımıza da ‘ne tür talep varsa bunların tamamının karşılayacağımızın garantisini verin’ dedim. Çünkü önemli olan bizim yaraları sarmamız. 104 milyar dolarlık kayıp var ama bunun bir de bütçeye etkisi var. Bizim bu yıl 4,5 trilyonluk bir bütçemiz var. Sadece Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın alt üst yapı konutlar vesaire tamamının maliyeti 2 trilyon lira, bu yıla etkisi 600 milyar lira. Depremden dolayı kayıpları da koyduğumuz zaman 1 trilyon liralık bir yükümüz var. Bizim bütçe üzerindeki bu yükü karşılamamız lazım, aynı zamanda servet kaybımızı giderecek tedbir almamız lazım. Bununla beraber de enflasyonla mücadele etmemiz lazım.”

Nebati, bu yıla yapılan güçlü girişin yanında devam eden üretim, ihracat ve yatırımlarla bir miktar “nefes” aldıklarını dile getirerek, başlayan inşaat çalışmalarının da büyük bir canlılık yaratacağını ifade etti.

Oluşan servet kaybının etkisinin ilk çeyrekte göründüğünü anlatan Nebati, “Hızlanan inşaat çalışmalarıyla çimento, seramik gibi pek çok alanda gelir arttı. Bu inşaat çalışmalarının hem üretimin artmasına hem de milli gelirin ilk çeyrekteki kaybının telafi edilmesi noktasında etkisinin olacağını düşünüyoruz. 2. çeyrekten itibaren büyümeye bir etkisinin olacağını düşünüyoruz.” dedi.

“Kayıplar az değil ama bunu çok hızlı bir şekilde telafi edeceğiz”

Nebati, özellikle deprem bölgelerindeki organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi sitelerindeki üretimin bir an önce başlaması ve hızlandırılması için de bir kaynak oluşturduklarını dile getirerek, bu kaynakla da vatandaşların hızlı bir şekilde kendi şehirlerine tekrar intikal etmesine intibaklarının hızı gerçekleşmesini sağlayacaklarını anlattı.

Geçen ay gerçekleşen Uluslararası Bağışçılar Konferansı’nda 7 milyar avroluk bir miktara ulaşıldığına işaret eden Nebati, bunun 1 milyar avrosunun Suriye’ye 6 milyar avrosunun da Türkiye’ye verildiğini ifade etti.

Nebati, bu miktarın 1,7 milyar avrosunun hibe 4,3 milyar avrosunun da projelere aktarılacağını dile getirerek, “Başta Dünya Bankası olmak üzere birçok kurum afetin ne kadar şiddetli olduğunu gördükten sonra miktarların artırılması ve hacmin genişletilmesi noktasında adımlar atıyor. Burada belediyelere ve kamu kurumlarına çok iş düşüyor. Çünkü proje karşılığında verilecek bunlar. Kayıplar az değil ama bunu çok hızlı bir şekilde telafi edeceğiz.” diye konuştu.

Çevre Şehircilik Bakanlığı ile birlikte kentsel dönüşümle ilgili de çok önemli bir kampanya başlattıklarını dile getiren Nebati, dönüşüme tahsis edilmiş binayı, daireyi yenilemek isteyene maliyetin hemen hemen tamamını kredilendireceklerini ve bunun çok düşük faiz oranlarıyla yapılacağını vurguladı.

Nebati, deprem bölgesindeki esnaf ve firmaların ödemelerine ilişkin de bir düzenleme getirdiklerini anımsatarak, “Çeklerle ilgili 6 Şubat’ı baz alarak 6 Nisan’a kadar çeklerin ödenmesiyle ilgili herhangi bir sorun olmayacağını, karşılıksız kaşesi basılmayacağını belli bir miktar varsa onun alınabileceği yönünde bir karar çıkarmıştık. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile de görüştük, bunu 1 Mayıs’a kadar uzatma eğilimindeyiz.” şeklinde konuştu.

“Yaptıkları şeyin farkında değiller”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in grup toplantısında kendisine yönelik sözlerinin sorulması üzerine Nebati, Akşener’in özellikle bir metine bakarak yaptığı o açıklamalardan üzüntü duyduğunu ifade etti.

Nebati, 56 gün deprem ve sel felaketinin yaşandığı bölgede çalıştıklarını belirterek, “Bu süre zarfında onlardan kimse yoktu. Zaman zaman gelip fotoğraf çekip gidiyorlar. Bütün bakanların sahada olduğu bir anda ‘bu bakan 2 aydır nerede, kayıp balık nemo’ demesine ülkem adına çok üzüldüm. Siyasi etiğe uymuyor. Anlık ağızından çıkan bir cümle olsa üzülmem onlar adına, ama yazılı bir metni okuyup söylüyorsa, yaptıkları şeyin farkında değiller demektir.” diye konuştu.

“Biz diyoruzki 15 Mayıs’ta faizler artmayacak”

Türkiye Ekonomi Modeli’nin geleceğine ilişkin bir soru üzerine Nebati, bu modelin uzun süreli araştırmalar sonucu oluşturulduğunu ve Türkiye’ye özgü olduğunu vurguladı.

Nebati, dünyanın, konjonktürün ve şartların sürekli değiştiği bir ortamda enflasyonla karşı karşıya kalınabileceğini anlatarak, burada önemli olanın alt gelir seviyesindeki insanların kayıplarını telafi etme noktasında atılan adımlar olduğuna işaret etti.

Çeşitli iyileştirmelerle vatandaşların enflasyon karşısında ezilmesini bir miktar engellediklerini kaydeden Nebati, şöyle devam etti:

“Şimdi engellenen kısım itibarıyla faizleri düşürürken bize ‘faizleri artırın’ dediler. Beni arıyordunuz, şimdi sahadayım soruyorum, 6’lı masa ekonomi politikası olarak faizleri artıracak mı artırmayacak mı? Şimdi faizleri artıracağız diyemediler. Faiz artırın diyorsanız bize bedelinin ne olacağını söylemek zorundasınız. ABD faizleri artırdığı için bankaları battı. Biz diyoruzki 15 Mayıs’ta faizler artmayacak. Bu politikamızda herhangi bir değişiklik olmayacak. Türkiye Ekonomi Modeli oturdu. Bu bir meydan okumadır. Meydan okumalardan biri politik arenada ‘dünya 5’ten büyüktür’ demekse, ikinci meydan okuma da biz sizin politikalarınızla değil, sancılı bir geçiş olsa bile bu politikalarınızı terk ederek Türkiye’ye özgün, işsizliği azaltan, üretimi artıran bir politika uygulamaktır.”

Kılıçdaroğlu’nun bayram ikramiyelerine yönelik yaptığı açıklamanın hatırlatılması üzerine Nebati, kasada paranın olması onun saçılması anlamına gelmediğini söyledi.

Kasadaki paranın karşılığının EYT’lilerin alacağı maaş ve ikramiyeler olduğunu ifade eden Nebati, “Kasanın yönetimi farklı bir şey, kasada paranın olması farklı bir şey. Ben 8 bin 500 lirayı vereceğim demek doğru değil, hiçbir gerçekliği yoktur. 300 milyar liralık bir yük getireceksin, peki bunun kaynağı nedir? Milletin aklıyla oynamasın kimse.” dedi.

(Bitti)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir