Galatasaray – Fatih Karagümrük maçı sonrası sert çıktı! ‘En büyük hatayı Muslera yaptı’

Galatasaray, Beşiktaş derbisi öncesi Fatih Karagümrük engeline takıldı. Sarı-kırmızılılar, taraftarının önünde oynadığı mücadeleden 3-3’lük dengeyle ayrıldı. Okan Buruk’un öğrencilerinin performansını spor yazarları kaleme aldı.

Milliyet Gazetesi’nin duayen isimlerinden Osman Şenher, Fernando Muslera’nın maçtaki en büyük hatayı yaptığını belirtti. Nicolo Zaniolo’nun performansı ise yetersiz bulundu.

İşte Galatasaray – Fatih Karagümrük maçı sonrası yapılan değerlendirmeler…

KİMİN ÜZERİNDE BASKI VAR? / BURCU KAPU

Haftalardır şampiyonluk yarışında kimin üzerinde baskı var tartışması sürüyor. Fikstür gereği maçlarını Galatasaray’dan sonra oynadığı için Fenerbahçe’de mi, yoksa rakibinin son dakika geri dönüşleriyle her hafta nefesini ensesinde hisseden Galatasaray’da mı? Okan Hoca, “Baskı üzerimizde olsa hep kazanır mıyız? Önde olan biziz. Baskı bizde değil Fenerbahçe’de.” diyor. Ama işler pek de öyle gözükmüyor. Pek ala, sarı kırmızılılar da şampiyonluk yarışı stresine girmişler. Sezon başından bu yana en fazla bireysel hata yaptığı bu maçın başka bir açıklaması olamaz. Galatasaray tribünlerinde sabit bir pankart vardır, “Konsantrasyon” yazar. Kalan haftalar için sarı kırmızılıların ihtiyacı olan tek şey işte tam olarak bu. Neden mi?

Tribünler dolu, hem de yine akşam güneşi kapalıya vurmuş. Maça da iyi başlayıp erken bir gol bulmuşsun. Her şey çok güzel. Ta ki yediğin ilk gole kadar. Geride değilken, baskı yemiyorken, oyunda da pek bir şey yokken, öyle bir derin top golü yemenin izahı yok. Sonrasında bireysel hatalardan dolayı yediğin iki golün ise hiç izahı yok. Muslera ve Nelsson gibi takımın en güvenilir iki oyuncusunun performansının adı formsuzluk değil konsantrasyon kaybı. İşin savunma kısmı böyleyken hücumda neredeyse her pozisyonda tehlike yaratan bir Galatasaray vardı. Ama orada da santrfor pozisyonunda maça başlayan Zaniolo topu içeri atamadı. O zaman gelelim Zaniolo’ya. Bir Icardi kesinlikle değil. Öyle bir benzetmeye de girmek istemiyorum. Ancak şurası gerçek ki, eğer santrfor pozisyonunda bu sezon Zaniolo tercih edilmiş olsaydı, bu formuyla Galatasaray’ı lider yapamazmış. Tamam hareketli, tamam rakip savunmanın arasına çok iyi girip zorluyor ama yetmez. Arkaya sarktıktan sonra artık orada sırtı dönük de top alıp pozisyonu hazırlaman gerekiyor. Bunları şimdilik bu genç yıldızda göremedik.

Maç Icardi diye bas bas bağırırken, yıldız oyuncunun girip takımı gerideyken risk sever modunu açması ve panenka penaltısı denemesi olacak iş değildi. Bu zamana kadar attığı goller, çevirdiği maçlar hatırına tribünler derin bir nefes alıp öfkesini içine attı. Neyse ki taraftarlar seni seviyor Icardi. Ama sezon sonu şampiyonluk kıl payı kaçarsa o penaltı peşini bırakmaz. Bu esnada Okan Hoca’nın kenardan hamlede geç kalması ve yaptığı değişikliklerin etkili olmaması da skora zemin hazırladı. Şampiyonluğa giderken, kendi evinde üstelik 1-0’da öne geçtiğin maçta güç bela bir puan çıkarmak, bu maçtan bazı sonuçlar çıkarmayı da gerektirir. Maçı tekrar izleyip yorumlarken belki Okan Hoca, üzerimizde baskı yok sözlerini bir kez daha düşünür. Çünkü beraberlik de olsa puan kaybetme lükslerinden birini bu maçta harcayan Galatasaray’ın, haftaya Beşiktaş karşısında sahaya çıkarken bugünkünden daha stresli olacağı kesin.

G.SARAY İPTEN DÖNDÜ / OSMAN ŞENHER

Galatasaray’ın her maçı final niteliğinde… Hele karşılaşmalarda bir hata yaparsa artık bunun dönüşü de yok. Dün gece Karagümrük karşısında en büyük hatayı Muslera yaptı. Belki de hayatında ilk defa böyle üst üste hatalar yaptı. Yediği gollere bakın. Evet Muslera’nın kredisi var ama şampiyonluğa oynayan bir takımın böyle hata yapma lüksü yok.

Hadi onu da geçtim. Penaltı kazanıyorsun, topun başında Avrupa’nın en büyük golcüsü Icardi var ve 3-2 mağlupsun. Icardi öyle bir penaltı atışı yapıp topu kalecinin kucağına verdi ki, inanılır gibi değil. İster istemez insanın aklına geliyor; bu kadar uluslararası bir golcü nasıl böyle penaltı kaçırır diye. Bunların hepsi futbolda var kabul ediyorum. Ama böylesine stresli bir maçta bu kadar hata yaparsan karşılaşmayı kazanamazsın.
Nelsson ile Abdülkerim’e yumurta ikizi diyordum, birbirlerini tamamlıyorlardı. Hele Nelsson ilk golde Diagne’yi kaçırdı, ikincisinde Borini arkasından gelip topa vurdu. Nelsson gibi iyi bir stoperin bu pozisyonlarda rakibe avantaj vermemesi lazım.

Bafetimbi Gomis sakat ve kadroda yok. Icardi’nin problemi var o da yarı sakat. Okan Hoca, Zaniolo’yu mecburiyetten santrfor oynatıyor. İtalyan futbolcu tam santrfor mu? Hayır değil. Tamam penaltıyı yaptırdı. İyi de mücadele etti ama takımı bir farkla öndeyken rakiple mücadele edeceğine topu yanındaki arkadaşına verse, maç 2-0 olacak. Ve böylece belki de kopacak. Ama çaresizlikten Icardi’nin mevkisinde oynadı ve elinden geldiği kadar da mücadele etti.

Geçen haftanın yıldız Mertens, Karagümrüklü rakiplerinin markajından kurtulamadı. İstediği gibi topu kullanamadı. Girdiği pozisyonlarda da, gol vuruşu yapamadı.
Tabii burada tek taraflı düşünmeyelim. Pirlo’nun yönettiği Karagümrük takımı da çok iyi bir ekip. Kaleci Batuhan önünde oynayan Rayyan ve Dresevic neredeyse hatasız oynadılar. İki penaltı pozisyonunda hataları olabilir ama çareleri yoktu. Forvette Diagne, Borini, Lobjanidze gibi isimlerin üçü de çok süratli ve topa iyi vuran futbolcular. Takım olarak bütün halinde hareket ediyorlar. Defansı, orta saha ve forveti beraber hareket edince Galatasaray’a pek boş alan bırakmadılar. Özetle Cim-Bom, Kayserispor ve Alanyaspor maçlarındaki boş alanları dün gece bulamadı.

Karagümrük karşısında ev sahibi ekip takım olarak iyi değildi. Bir sürü de hata yapıldı. Buna rağmen maçı berabere bitirmek sarı-kırmızılılar adına iyi bir skor oldu.

GALATASARAY’A KARAGÜMRÜK ÇELMESİ / TOLGA ERSARI

Kerem Aktürkoğlu’nun henüz 3. dakikada attığı golle maça adeta 1-0 galip başlayan Galatasaray, Diagne’nin 18. dakikadaki golüne kadar oyunun da tek hâkimiydi. Ancak bireysel hatalar, sarı- kırmızılıların kalelerinde arka arkaya üç gol görmelerine neden oldu. Karagümrük’ün ilk golünde Adekugbe’nin orta sahada kesip rakibin önüne düşürdüğü topun devamında Nelsson’un ciddi bir pozisyon hatası vardı. İkinci golde Muslera’nın hatasına kademede eşlik eden yine Nelsson’du. Komple bir defans hatasının söz konusu olduğu üçüncü golde Nelsson bir kez daha aksiyonun içerisindeydi.

Maçın bir anda bambaşka bir havaya bürünmesi, Galatasaraylı futbolcuları mental açıdan da dağıttı. Elbette şu gerçeği de unutmamak lazım. Omurganın ortasındaki Torreira’dan başlayıp Rashica, Mertens, Kerem Aktürkoğlu ve Icardi’yi içine alan ve mükemmel işleyen bir makine söz konusu. Bu makinenin çarklarından herhangi birinin eksilmesi makinenin, dolayısıyla da sistemin çalışmamasına neden oluyor. Dün de Icardi’nin yokluğu sisteme darbe vurdu. Görüldü ki, Zaniolo hâlâ tam anlamıyla hazır değil.
Yine de Galatasaraylı futbolcuların ısrarlı oyunları, sarı- kırmızılıların devreye 3-2 ile girmelerini sağladı.

Icardi’yi 45’de oyuna alması gereken Okan Buruk, bunu 60’da yaptı. Ancak alıştığımızın çok dışında bir Icardi vardı sahada. Arjantinli futbolcu, oyun anlamında beklentilerin çok uzağında kaldığı gibi büyük önem taşıyan penaltıyı da son derece kötü ve ciddiyetten uzak bir şekilde kullandı.
Her ne kadar kaçan penaltı takımın moralini bozsa da yine de yılmadı Galatasaray. Maçın ön plana çıkan oyuncularından Boey, ilk goldeki asistinin ardından beraberlik golüne de imza atarak Aslan’ı hayata döndürdü. Fakat kalan dakikalardaki çabalar galibiyete yetmedi.

Galatasaray açısından bu maçı, 3-1’den geri dönülmesinden dolayı kazanılmış bir puan olarak değerlendirebiliriz. Lakin kaybedilmiş altın değerindeki iki puan da tüm gerçekliğiyle orada duruyor. Bu maçın ardından Fenerbahçe ve hatta Beşiktaş’ın artan iştahları ve haftaya Vodafone Park’ta oynanacak Beşiktaş derbisi, bu puan hesaplarını daha değerli bir hale getiriyor.

Galatasaray’ın Karagümrük maçından gerekli dersleri çıkartması lazım. Aksi takdirde bu puan kaybı, bir yol kazasından çok daha büyük bir anlam ifade edebilir.
Fatih Karagümrük, ligimizin iyi takımlarından. Teknik direktörlük kariyerine Juventus’ta kötü bir başlangıç yapan Andrea Pirlo, Karagümrük’te önemli işler başarıyor. Aynı bir diğer İtalyan, Vincenzo Montella gibi. Pirlo’nun Karagümrük’ü gibi Montella’nın Adana Demirspor’u da ligimize renk katıyor. Bakalım ilerleyen süreçte bu iki ismi, Avrupa’nın beş büyük liginde görebilecek miyiz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir